TECRÜBE

Uzun bir aradan sonra yine karşınızdayım. Yazılarımı aralıklı yazmamın sebebi, birden fazla blog sayfasına sahip olmam ve köşe yazarlığı faaliyetlerinde bulunmam. Yeni dönemde Çevre- Enerji ve Sürdürülebilirlik ile ilgili yazılarımı Milliyet Blog Sayfam olan “http://blog.milliyet.com.tr/yesilmuhendisinblogsayfasi” ndan takip edebilirsiniz.

Gelelim bugün bahsetmek istediğim konuya. “TECRÜBE” dediğimiz zaman gözümüzde ne kadar büyütüyoruz değil mi? Aklımıza yaşını başını almış yöneticiler, kelli felli adamlar geliyor. Fakat bugün ben size tecrübeyi farklı bir gözle değerlendirmeye çalışacağım.

Tecrübe genel inanışa göre yaşla kazanılır. Ancak ben buna biraz karşı olanlardanım. Hemen şüpheci yaklaşmayın, yazının ilerleyen bölümlerinde “Neden?” sorunuzu cevaplamaya çalışacağım 🙂

Benim naçizane düşünceme göre “Tecrübe= Yaş+ Yaşanmışlıklar” eşitliği son derece yanlış gibi duruyor.
Ben bu eşitliği “Mühendisiz Ya :)” biraz daha karmaşık hale getirerek, işin içine matematiği daha fazla katmak istiyorum. Veee işte benim eşitliğim
“Tecrübe= Yaşanmışlıklar”
Yaş nerede? sorusunu sorduğunuzu duyar gibiyim 🙂

Yaş, bence tecrübe için çok da gerekli bir şey değil, insan yaşadıkları ile tecrübe kazanır. Yaş sadece yanınızda ilerler, yaşınız ilerledikçe tecrübe kazanırsınız ama yaş size tecrübe katmaz. Asıl olay sizin yaşadıklarınızda. Yani birisi 40 yaşında olup, iş dünyasında bir işle ilgili tecrübe sahibi denilebilir fakat başka biri 30 yaşında olup, o kişiden daha fazla çalışma gerçekleştirmiş ve yaşanmışlık sağlamışsa daha tecrübelidir. Asıl anlatmak istediğim bu aslında.

Evet ben tecrübeyi sadece yaşanmışlıklar olarak kabul ediyorum, bunun nedeni bugüne kadar yaşadıklarımın hayatımı şekillendirdiği ve yaşanacak olaylara karşı yaşımızın ne kadar etkisiz davrandığını fark ettim.

Bir diğer durumda; İnsanlar yaşadıklarından ders almayı bildikleri zaman tecrübe kazanmış olurlar. Yaşınız ilerledikçe yaşadıklarınızdan bir pay çıkartamadığınız sürece elde ettiğiniz şey tecrübe değil sadece bir “Hiç” tir.

İnsan yaşına bakmaksızın her an bazı olaylar yaşamakta ve tecrübe etmekte. Tanıştığınız her insan sizin içi ayrı bir tecrübe olmakta. Yazımı sonlandırırken şunu da belirtmek isterim. İnsanlar tecrübelerine her daim güvenmemelidir. Bu konuda benim bildiğim en güzel anlatım Mine Söğüt’ ün anlatımı;

Mine Söğüt ne kadar güzel yazmış bir yazısında ; “Siz fark etmeseniz de tecrübenin gölgesi hep üzerinizde. Bu gölge sizi bazen aşırı güneşten koruyor, bazen de güneş ışığından yoksun bırakıyor.”

Evet bundan sonra top sizde 🙂
Yazım ve diğer yazılarım hakkında olumlu ve olumsuz her türlü geri bildirimlerinizi beklediğimi her zaman ki gibi belirtir. Keyifli bir okuma zamanı dilerim.

Diğer yazı ve yazılarda görüşmek üzere !
Sevgiler !

Orkun TEKE

Reklamlar