CAM TAVANLAR

Aslında yazının başlığı da, ilhamı da bugün Sabah Gazetesinde yazan “Şeref Oğuz” dan.. Kendisine duyarlılığı için teşekkür ediyorum. Bende birkaç kelam aktarmak istediğim için özellikle bu konuya vakit ayırdım.

Kadın ve Demokrasi Derneği bi rapor yayınladı. Rapor iş hayatında kadınlara yönelik yaklaşımları içeriyor ve farklı konulara dikkat çekiyor.

Bilindiği üzere mevcut hükümette bu konuda bazı reform paketlerini hayata geçirdi veya geçirmeye çalışıyor. Bunlar ne kadar faydalı tabii ki tartışmaya açık fakat ortada bir niyetin olması bile mevcut durumda sevindirici bir gelişme.

Her zaman ikinci plana atılan, önemli görevlere getirmede hep kuşkuyla yaklaşılan ama söze geldiğinde “Pozitif Ayrımcılığa” tabi tutulan kadınlarımız ile alakalı olarak yayınlana rapordan ince satır başlarını size aktarmak istiyorum.

Özellikle çalışan kadınların “Yükselmelerinin Engellenmesi” ve “İş Hayatında Yaşadıkları Sorunlar” ana 2 başlık. Bunu raporun içeriğinde detaylı olarak okuyabilirsiniz.

Fakat ortada çok ilginç bir durum var. Rapor şunu söylüyor; Aslında kadın, erkeklerin dile getiremediği görünmez engeller ile sınırlanıyor, yani bir “Cam Tavan” misali, kadının yükselişi engelleniyor tezi savunuluyor.

Bu teze erkekler dıştan katılmasa da, içten içe böyle birşeyin olduğunun elbet farkındalar. Bu konunun konuşuluyor, yazılıyor, hakkında raporlar hazırlanıyor bile olması başlı başına olayın varlığını kanıtlıyor. “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” misali.

Aslında asıl sorun şu;

Ne kamu kurumları, ne özel sektör, bu konuda bir adım atmaya gönüllü değil gibi duruyor. Mevcut çalışmalar sadece göstermelik projeler olarak elimizde kalıyor.

Meraklısı için cam tavanın tanımını yapalım: “Kadınların belirli noktalara gelmesini engelleyen, yasal olmayan fakat varlığı da ispat edilemeyen sanal engeller.”

Aslında tek kadınlar içinde diyemeyiz bu durumu; toplum olarak kendi cam tavanlarımızı kendi zihinlerimizde oluşturmada gayet başarılıyız.

Bu sorunun oluşmasında birçok farklı etmen var; eğitim- yetiştirilme tarzı vs. vs.

Çözüm nedir diye sorarsanız eğer şunu söyleyebilirim..

Kesin bir çözümüm yok :).. Ama bu, konunun üstüne yatmam için yeterli bir bahane değil.

Bu konulara kafa yormaya sonuna kadar devam.

Jeofiz(İK)çi bu olayın peşinde.. Bence sizde olun..

Sevgiler,

Saygılar.

Orkun TEKE

Jeofiz(İK)çi

Reklamlar

YANLIŞ’ TA ISRARIN ADI “DOĞRU” SAVAŞI OLMUŞ

“Yanlış” kime göre? Neye Göre?

Eğer ki bir süreç ile uğraşıyor ve sonucunda istemediğiniz çıktılar alıyorsanız, ortada hatalı bir şeyler var demektir. Biz buna halk arasında “Yanlış” diyoruz.

Yanlışı tanımladıktan sonra, şimdi ülkemizde iş ilanlarına bir bakalım.

Bu ilanları veren İK cı arkadaşlarıma da en içten selamlarımı iletiyorum ve eğer mümkünse ve bu yazıyı okuyorlarsa benimle iletişime geçmelerini rica ediyorum. Bu ilanların nasıl bir ortamda ve iş yoğunluğu arasında verildiğini veya hazırlandığını öğrenirsem, yazımı daha da profesyonelleştirerek, katkı sağlayabileceğimi düşünüyorum.

Geçenler gözüme çarpan bir ilan ile başlayalım.

İlan Görseli: image-store.slidesharecdn.com/449e1cb7-5a58-4d40-ad6d-2d9555256643-original.jpeg

Gördüğünüz gibi ilanda “Hafta içi Minimum 5 Gün” gibi ilginç bir tabir var.

Haftaya yeni bir gün eklendiyse lütfen beni bilgilendirin, işi gücü olan insanlarız, bir problem yaşamayalım 🙂

Bunlar gibi birçoğu maalesef internette mevcut. Hatta “Okeye Dördüncü” arayandan, “Yetiştirilmek üzere Amerikan Ajanı” arayan görsellerde mevcut 🙂 (Şimdi bazı arkadaşlar bunlar PhotoShop ile yapılıyor diyebilirler. Bende biliyorum bunu efendim)

Gelelim sadede;

Ülkenin İK Politikaları artık iyice zıvanadan çıkmaya başladı. Özel sektörde çalışan İK cı arkadaşlar işi iyice kendi fantezilerine çevirmeye, ego tatminine döndürmeye başladı.

Bu işe en kısa sürede dur denmesi gerekiyor.

Üniversite hocaları için öğrencilerin kullandığı çok sıkı bir tabir vardır. Muhtemelen bu İK cı arkadaşlar da bu tabiri öğrencilikte kullandılar. “Öğrencilik Günlerini Ne Çabuk Unutmuş Be” diye.

Aynı durum, yeni nesil İK cıların maalesef %50 den fazlasında var. “Öğrencilik Günleri Çabuk Unutulmuş” Sayın HR Specialist’ ler, Sayın Uzmanlar, Sayın İşe Alımcılar…

Yanlışta ısrar ediliyor. Bunun adı rekabeti körüklemek değil, insanları aşağılamaktır.

Yanlışta yaptığınız bu ısrarı dışarıda “Doğru” olarak anlatmayı bırakınız. Birçok İK kongresinde farklı farklı Kopyal Yapıştır İK uygulamalarını sunumlarınıza koyuyorsunuz, Powtoon, Prezi falan kullanıp ortalığı coşturuyorsunuz ama uygulamada hiçbirini göremiyoruz.

Kabul etmeseniz de yanlışlarınız içinde boğulup gidiyorsunuz sayın İK cılar…

Unutmayın sizin “Kaynağınız İnsan” Siz Ne zaman “İNSAN” olmaktan vazgeçtiniz?

Sevgiler

Saygılar…

(Yazdıklarım bütün İK cıları tabii ki bağlamamaktadır. Kişi kendini ve yaptığı işi bilir. Hisse alması gerekenler umarım mesajı alırlar. İşini hakkı ile yapan bütün herkese, bu memleketin ilerlemesi için taş üstüne taş koyan bütün çalışanlara selam olsun)

Orkun TEKE

Jeofiz(İK)çi