FİKİR YARATMAK VE TEŞVİK ETMEK

Alışılmışın dışında fikirler üretmek, insanoğlu için her zaman korkulan ve çekinilen bir durum olmuştur. Bu tür fikirler üretenlere acayip gözler ile bakılmış ve toplumdan dışlanma noktasına varan baskılar uygulanmıştır.

Fakat her insan inanılmaz bir yaratıcı potansiyele sahip, öyle ki bunu anlatan Tony Buzan “Aklın Gücü” isimli kitabında: “Beyninizce yaratılması mümkün olan fikirlerin sayısı, bilinen evrendeki atomların sayısından daha büyüktür.”

Yaratıcı düşünce, fikir yaratma “MERAK” ile ortaya çıkar. İnsanlarda merak uyandırmak gerekiyor. Bunu oluşturmanın temeli, “Soru Sormak- Araştırmak- Cevaplarınızı Anlatmak” üçlemesi ile oluşmaktadır.

Geçenlerde bir öğretmenin anlattığı gerçek olay beni gerçekten çok üzdü.

“Çocuklara soruyorlar;

-Neden hayallerinizi anlatmıyorsunuz?

Çocukların cevabı;

-Dalga geçiyorlar hocam! ”

Aslında her şeyi özetlemiyor mu bu durum?

Biz daha çocuk yaşlarda, yaratıcılıkla, fikirlerle, hayallerle dalga geçmeye başlıyoruz. Öğrenilmiş çaresizliğimizi bir türlü yenemiyoruz.

İşin asıl kötü tarafı ne biliyor musunuz?

Bu dalga geçen güruh içerisinde bu ülkenin akademisyenleri, öğretmenleri, mühendisleri vb. okumuş diye tabir ettiğiniz kişilerinin olması.

En basit olay ısize anlatayım, Üniversite 3. Sınıfta okuyor iken NASA J.F.K Üssü’ nden Summer Trainee (Yaz Stajı) için davet aldım, o dönem gidebilme fırsatım olmadı. Bu yüzden hala büyük pişmanlık yaşamıyorum zannediyorsanız çok yanılıyorsunuz.

Küçüklükten beri ne olacaksın dediklerinde “Astronot” cevabını veririm. Her zaman da insanlar ya güldüler, ya dalga geçtiler, ya da “Hadi leyynn” tarzı yaklaşımlarda bulundular.

Üniversite 3. Sınıfta çağırılmam bilen çevremin sesini kısmaya yetti. Şu anda astronot değilim ama NASA’ dan daveti kapmam bile bu işe ne kadar ciddi sarıldığımın göstergesi oldu.

Bu bahsettiğim olay en basit örnek. İkiz kardeşime söylediğim hep bir söz vardır “Allah bana Nobel almayı nasip etsin”. Önümdeki yeni amaç ve hayal bu. Ulaşırım ulaşamam çok önemli değil. Önemli olan bu yolda kat ettiğiniz adımlar ve kendi farkındalığınızı yaratırken, katma değer yaratmak.

Bunları neden anlatıyorsun diyebilirsiniz. Anne babalara sesleniyorum, çocuklarınızın yaratıcılıklarını köreltmeyin, onların hayalleri ile dalga geçmeyin, onlarla zaman geçirin sorularını cevapsız bırakmayın. Çocuklarınıza duygularını açık ve net göstermesi gerektiğini anlatın, Çocuk mutlu veya kötü hissetmenin dışında, Başarı hissiniz, Başarısızlık hissiniz, Utanma hissini, Kızgınlık hissini yaşasın. Duygu yönetimini bilsin. Duygu yönetimini bilmesi demek hayallerini yönlendirmesi demek.

Unutmamak lazım Walt Disney “Her şey bir fare ile başladı” derken aslında bir cümle ile bütün hayatı özetliyor idi.

Aslında yazılacak daha fazla şey var, irdelenecek çok konu var ama şimdilik tadında bırakalım.

Bana ulaşın, ulaşın ki, katkınızı esirgememiş olun, bilgiyi paylaşalım çoğaltalım. Her türlü yapıcı eleştirinizi bana iletebilirsiniz.

orkunteke@gmail.com üzerinden yazılan her maile mutlaka geri dönüş vermekteyim.

Sevgiler,

Saygılar.

Orkun TEKE

Jeofiz(İK)çi

Reklamlar